Hatırlamak istemediğin anları
niye yazıyorsun o zaman diyeceksiniz. Şu sebeple; bugün sabah biraz depresif
kalktım. Diyette olmak insanı zaman zaman mutsuz ediyor, motivasyonumu
kaybetmekten korkuyorum. Bu yazıyı, motivasyonumu kaybettiğimde açıp okuyayım,
benim gibi hissedenlere de yardımı olsun diye yazıyorum.
Kilo, şişmanlık öyle konular ki
çok kişisel olmasına rağmen hemen herkes bu konuda yüzünüze karşı rahatça yorum
yapabiliyor. İncinir misiniz, alınır mısınız hiç düşünmeden sanki şişmanlık
insanın isteyerek sahip olduğu bir problem gibi, sanki böyle olmaktan çok
mutluyuz gibi davranıyorlar. İşte yaşadığım bazı örnekler:
- Genel Müdürümüz beni bir rapor için odasına çağırmıştı. Masasının önündeki koltuğa oturup sehpaya koyduğum dizüstü bilgisayara bakarak sorularını yanıtlıyordum. Bir ara kafamı kaldırdığımda eğilmekten iyice kat kat olmuş göbeğime dalıp kaldığını fark etmem.
- Yeni evlenen arkadaşımıza yemeğe gittiğimizde eşinin herkese servis yaptıktan sonra 7 kişilik masada sadece bana “Canım sana biraz daha vereyim mi?” demesi.
- Geçen yıl yoğun çalışmaktan spor yapmaya zaman bulamadığım için bir arkadaşım power plate önermişti. Şirketin yakınlarındaki bir merkeze gidip bilgi almak istediğimde görevlinin dudaklarını bükerek “yalnız zayıflatmıyor” demesi. Ben “zayıflatıyor mu” diye sormamıştım bile.
- Şirkette yeni başlayan iş arkadaşımız sürekli bana iltifat ediyor, kahve getiriyor, sohbet etmeye çalışıyordu. Benimle ilgilendiğini düşünürken aradan birkaç ay geçip samimiyetimizin ilerlediği bir gün yanaklarımı sıkıp, “ay ne tatlı, tombul tombul” demesi.
- Akrabalar, aile dostları, arkadaşlar, orada burada tesadüfen karşılaştığın yabancıların sen sanki hiç diyet yapmamışsın, nasıl yapılır bilmiyorsun gibi sürekli öğüt vermeleri: “Ekmeği kes, az az sık sık ye, spor yap biraz, su iç, vb.”